Ana sayfa

Eylem takvimi

Yürüyüş Dergisi 483. Sayısı Çıktı PDF Yazdır e-Posta
Duyuru - Duyuru
Cumartesi, 22 Ağustos 2015 09:58

Yürüyüş Dergisi 483. Sayısı Çıktı

* BİR CEPHELİ KADIN, BİR KLEŞ, BİR TAŞ VE 51 YAŞ...

* Son kurşununa kadar çatışıyor halk düşmanlarıyla, bitince kurşunu direniyor taşlarla

* FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞMAK ONURDUR!

* DEVRİMCİLERİN ELİNDEKİ TAŞ HALKIMIZIN ONURUDUR!

* Kürt Halkının Kurtuluşu, ‘Barış’ta, Uzlaşmada, Amerika ile İttifakta Değil, Anti-Emperyalist, Anti-Oligarşik Savaştadır!

* Emperyalizme ve Faşizme Karşı Savaşmadan Kurtuluş Olmaz!

www.yuruyus.biz

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

(Derginin PDF'sini okumak için linke tıklayınız: http://yuruyus.biz/pdf/pdf/483.pdf

Yürüyüş Susturulamaz!

Katilleri, Hırsızları, Halkın Ekmeğine Göz Koyanları, Çocuklarımızı Katledenleri Yazan Yürüyüş Dergisi Susturulamaz!

Biz Halkız! Ne bizi tüketebilir, ne de sesimizi kısabilirsiniz! Susmayacağız!

Yürüyüşe sahip çıkıyorum, Yürüyüş okuyorum diyelim, Yürüyüş okutalım.

Yürüyüş Dergisine ve kitaplarımıza ulaşmak için Ozan Yayıncılıkla iletişim kurabilirsiniz.

Ozan Yayıncılık Telefonu: (0-212) 536 93 44

Haftalık Dergi / Sayı: 483

23 Ağustos 2015

Fiyatı: 1 TL (KDV dahil)

www.yuruyus.biz

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

İÇİNDEKİLER:

* Faşizme ve emperyalizme karşı savaşmak onurdur!

“SURUÇ’UN HESABINI SORMAK İÇİN BURADAYIM” diyor Cephe’nin kadın savaşçıları.

Bir Cepheli kadın, bir kleş bir taş ve 51 yaş... Savaşın bilinen bütün yasalarını alt üst ediyor.

Dünya halklarının baş düşmanı Amerika... Dünyanın en gelişmiş silahlarına sahip. Bütün dünyaya diz çöktürmek istiyor.

Cephe’nin bir kadın savaşçısı 51 yaşında ve elinde bir kleş ve bir taş... Meydan okuyor dünya halklarının baş düşmanı Amerika’ya. Basıyorlar tetiğe; Suruç’ta katledilen 33 insanımızın hesabını sormak için.

* Bir Cepheli kadın, bir kleş, bir taş ve 51 yaş...

“Vatanımızı İşgal Eden Katil Amerika’yı Söküp Atalım!” Çağrısı Yapıyor

“Hiçbir Şey Yapamıyorsanız, Taş, Sopa, Benzin, İp, Sapan Direnin!” Diyor

51 yaşında Cepheli bir kadın, Hatice Aşık, hapishaneden çıkar çıkmaz kuşanıp silahını, Suruç’ta katledilen 33 insanımızın ve yoldaşı Günay Özarslan’ın katili emperyalizmden ve faşizmden hesap sormaya koşuyor.

“Ölürüm”, “Yakalanıp yeniden hapse girerim” diye en ufak bir tereddüt geçmiyor aklından. Düşündüğü tek, şey, katil Amerika ve işbirlikçi AKP’den Suruç’un ve Günay’ın intikamını almak.

* Cepheli Günay Özarslan’ın ve Suruç’ta katledilen 33 insanımızın katili Amerika ve işbirlikçi AKP’dir!

* Ülkemizde emperyalizm içsel bir olgudur! ABD Emperyalizmi Türkiye Halklarının Baş Düşmanıdır!

Bir ülkenin siyasal gelişmelerini doğru yorumlamanın, doğru devrimci politikalar tespit edebilmenin önkoşulu, emperyalizm ve faşizm gerçeğini doğru kavramaktır. Çünkü savaşın biçimlenişi buna bağlıdır. Savaşın stratejisi de, taktikleri de buna göre şekillenir. Emperyalizmin içsel bir olgu olduğunu, faşizmin şu veya bu gerici, milliyetçi parti meselesi değil, bir sistem sorunu olduğunu görmeyen, kabul etmeyen hiç bir siyasi tahlil, ülke gerçeğimizi açıklayamaz.

Ülkemiz, görünürde bağımsız, gerçekte ise, 2. Dünya Savaşı bitiminden bu yana, ABD emperyalizminin gizli işgali altında yeni-sömürge bir ülkedir. O günden bu yana emperyalizm “içsel bir olgudur” ülkemizde. Ve bütün yeni sömürgelerde olduğu gibi, faşizmle yönetilmektedir.

* Halkların düşmanı Amerika, Ortadoğu politikalarını açık işgalle değil; maşalarıyla uyguluyor!

ABD emperyalizminin, Afganistan ve Irak işgallerinden sonra hem askeri hem ekonomik olarak büyük kayıplar vermesine neden olan, halkların direnişidir. Direniş karşısında Amerika yenilmiştir. Irak yenilgisi ABD emperyalizmi, açık işgal politikasından vazgeçip daha az maliyetli olan maşa kullanmaya yöneltmiştir.

Halkların katili ABD emperyalizmi, yeni sömürgelerde hakimiyetini güçlendirmek ya da yeni hakimiyet alanları açmak için, fiili işgal yerine, ülkelerin iç savaş ordusu haline getirdiği ordularını ve besleyip büyüttüğü gerici, kontra örgütleri kullanıyor. Halkları ulusal, dinsel, mezhepsel olarak kışkırtıp iç savaşlar çıkartıyor, halkları birbirine boğazlatıyor.

* Marksist-Leninist ve komünistler Suruç Katliamı için ne yaptınız?

Oligarşinin parlamentosunda bir devletin açığa çıkmış katliamlarının, işkencelerinin, yolsuzluklarının vb... suçlarının üstünü örtmek için hemen bir araştırma komisyonu kurulur ve “konu komisyona havale edildi, inceleniyor” denilerek üstü örtülür.

Bunun Sol’daki karşılığı PLATFORM kurmaktır. Düşmanla dişe diş bir mücadeleyi, bedel ödemeyi gerektiren bir durum olduğunda reformizmin, oportünizmin yaptığı ilk şey bütün reformistleri, oportünistleri biraraya toplayıp PLATFORM kurmak olur. Ve 30-40 örgütün imzasını taşıyan bildiri okunarak büyük tumturaklı sözlerle “peşini bırakmayacaklarını, hesap soracaklarını” açıklarlar.

* Suruç’un hesabı ne oldu?

Soruyoruz? Ne oldu Suruç? 33 kişi katledildi. Nerede katiller? Türkiye tarihinde 33 kişinin katledilip yüzlerce kişinin yaralandığı katliamların bu kadar çabuk unutulduğu hiç olmamıştır.

Kürdistan’da katledilen on binlerce Kürt’ün katledilmesinden Roboski’ye, Kobane’den Suruç’a, Fransa’da Sakine Cansızların katledilmesinden 7 Haziran seçim döneminde katledilenlere kadar hepsinin sorumlusu devlettir.

Kürt milliyetçi hareket devletin bütün bu politikalarını ya “derin devlet” diyerek ya da “karanlık güçler”, “gladio” diyerek devleti aklamıştır. Çok açık olan katliamların dahi üzerini örtmüştür.

* Sol’un Köşe Taşları: Kurşundan geçtik taş atabiliyor musunuz taş?

İnönü Alpat 10 Ağustos 2015 tarihli sendika.org sitesinde yazdığı yazısında “Ne emperyalizmi karşısına almayan bir hareket barışı sağlayabilir ne de emperyalistlere tek kurşun atmadan devrimci olmak mümkündür” diyor.

İnönü Alpat yazısında daha birçok şey söylemiş. Biz sondan başladık. Solun köşe taşıdır: Temel olan doğruyu söylemek değil, yapmaktır.

* Kürdistan’da Tek Yol Devrim: Barış ancak düşmanın mutlak yenilgisiyle mümkün!

Tarih tanıktır ki teslimiyet her zaman daha fazla acı doğurmuştur. Kalıcı barış ancak savaşları çıkartanları bir daha bellerini doğrultamayacak şekilde yendikten ve onları yeryüzünden sildikten sonra gelecek. Bugün ise barış için her zamankinden daha çok savaşmak gerek!

* Emperyalizme ve faşizme karşı savaşmadan kurtuluş olmaz!

Kürt halkının kaderini emperyalistlere havale etmek Kürt halkına ihanetten başka bir anlama gelmez... Kürt halkının kurtuluşu diğer halklarla birlikte emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı savaşmaktan geçer. Emperyalizm ve oligarşi yenilmeden halkların kurtuluşu mümkün değildir.

* 10 Soruda: Esnaflar

Esnaf kime denir?

Ekonomi sözlüğünde şöyle tanımlanmaktadır: “Ana malına emek gücünü de ekleyerek yaşamını sürdüren el zanaatçıları ve küçük satıcılar…” Arapça sınıflar anlamındadır. Eskiden küçük çapta dükkan işletenler ve el zanaatı yapanlar birer sınıf olarak nitelendirilirdi. Örneğin bu anlamda kunduracı esnafı, leblebici esnafı vb… denirdi.

Esnaf odaları yasasının birinci maddesinde ise şöyle tanımlanmıştır; “İster gezici olsunlar, ister bir dükkanda ya da bir sokağın belli bir yerinde sabit bulunsunlar, ticaretleri parasal sermayeden çok bedensel çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerine yeten ticaret erbabı.

(…) bu sınıfın sendika kurmalarına izin verilmemiş, sadece dernek kurabilecekleri yasalaştırılmıştır.”(Remzi Kitabevi, Ekonomi Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu, S: 106)

* Sanatçıyız Biz: Sanatı Anadolu’nun her köşesine taşıyacağız!

Bunu sadece müzikle değil tiyatroyla, fotoğraf sanatıyla, orta oyunlarıyla sanatın her alanını taşımalıyız. Sanatı köylerimize kadar ulaştırmalıyız.

Evet, şehirlerde milyonlarca insana ulaşabiliyoruz müzik alanında, ama köyler bunlardan habersizdir. Köylerde kasabalarda halkımız bunları tesadüfen duyabilmektedir. Ayrıca duymak değil gerçek sanatı onların da izlemesini, dinlemesini sağlamalıyız.

* Röportaj: Sanatı halkla, halkı sanatla buluşturuyoruz!

Sanat Meclisi’nin 7-8-9 Ağustos tarihlerinde Dikili Bademli Köyü’nde yapılan festival hakkında yapılan röportajı yayınlıyoruz.

* Sizin mahallenizde devrimcilere terörist derler

Bugün vatanseverliğin ölçüsü bellidir; anti-emperyalist olunmadan bağımsızlık demokrasi mücadelesi yerli yerine oturmaz. Elbette sizin emperyalizme karşı silahlı eylem yapmanızı beklemiyoruz. Biliyoruz, "akıllı solcusunuz" siz. Burjuva ideolojisi beyninizin her yerini kaplamış. Ama kendinizi sol sosyalist olarak tanımlıyorsanız, tüm dünya haklarının düşmanı olan Amerikan emperyalizmine karşı eylem yapanlar için "saldırgan" diyemezsiniz!

* Röportaj: Devrimci düşmanlığının hesabını vereceksiniz!

DİSK / GENEL-İŞ’in Mafyacı Sendikacılarının Linç Saldırısına Uğrayan DİH’li Nihat Özbey Linç Saldırısını Anlatıyor:

Bu linç saldırısından sonra ağır bir ameliyat geçirdim. Yüzümün sol tarafındaki kemikler onarıldı. Sağlık sorunlarım biraz daha sürecek. Ama hiç önemli değil. Yine mücadelenin içerisindeyim. Yoldaşlarımla omuz omuza faşizme ve emperyalizme karşı mücadelemizi oligarşi de; patron sendikacıları da engelleyemeyecek.

Zafer mücadele eden ve bu mücadelede bedel ödemekten çekinmeyen devrimcilerin olmuştur ve olmaya devam edecektir. Tüm işçi arkadaşlarıma ve yoldaşlarıma sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.

* Devrimci İşçi Hareketi: Büyük direniş ve DİSK

DİSK temsil ettiği sınıfa karşı saldırıların karşısında duracak güce ve beyne sahip olmamıştır. Faşizmin şiddetine karşı durmadıkları için, 19 Aralıklarda diri diri yakanlardan hesap sormadıkları için IMF’nin politikalarına da karşı çıkamamışlardır.

IMF’nin F tiplerine karşı ölümüne direnenlerin yanında olmayan hiçbir sendika ya da parti hiçbir işçi sınıfının çıkarlarını savunamazdı. Büyük direniş bir irade sınavıydı. İrade direnişi omuzlamaktı. Düşman politikalarını bozacak politikaları uygulamaktı. İrade bedel ödemekten korkmamaktı. O gün bedel ödeyenler devrimciliklerini korudular.

DİSK vb. bugün patronların safında devrimcilere saldırmasının, devrimcilikle ilgilerinin kalmamasının nedeni bu iradeyi göstermemesidir.

* Bütün Zorluklara Karşı Direnişimizde Kararlıyız: Direnen Sarıyer Belediyesi İşçi Meclisi Günlüğü

Gözaltına alındığımız fotoğraflardan bir pano yaptık. Halkımıza sunuyoruz CHP’yi teşhir ediyoruz. Bazı arkadaşlar Sarıyer'in semt pazarlarında bildiri dağıtıyor. Herkes bir şeylerle uğraşıyor. CHP yönetiminin acizliği gün gibi ortada ucuz oyunlarla bizi kapatacaklar, bir tarafta Murat Karayalçın'ın aracı bir tarafta da vinç bizi kamufle etmeye çalışıyorlar. Sorunu çözmek yerine böyle ucuz oyunlar oynuyorlar. Artık köşeye iyice sıkıştılar. Bizimde artık sağlam bir hamle yapmamız gerekiyor. Şu an bekleyip, düşünüp kararlı bir şekilde eylem yapmamız gerek. Onlar sessiz ama biz sessiz kalmayacağız.

* Kamu Emekçileri Cephesi: Hukuk ve dayanışma hattını kuruyoruz

Sahiplenme ve dayanışmayı örgütlemek, korku duvarlarını yıkmak, direnişi büyütüp, yaygınlaştırmak, bugün direnenlere ve daha sonra direnecek olana güç vermektir.

Bu amaçla HUKUK VE DAYANIŞMA HATTINI KURUYORUZ.

BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ

HUKUK VE DAYANIŞMA HATTI

BİRLEŞİNCE ELLER YIKILIR DUVARLAR

İRTİBAT TEL: 0534 204 67 37

* Halkın Mühendis Mimarları: AKP, fakirden alıp zengine verme vergisi getiriyor

Geçtiğimiz günlerde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak görüşe açılan “Ulusal Enerji Verimliliği Strateji PlanıTaslağı” bazı gazetelerde yayınlanarak gündeme taşındı. Habere göre bahsedilen taslağın hayata geçmesi halinde, hayatımıza direk olarak elektrik ve doğalgaz faturalarımıza yansıyacak 2 vergi daha girecek. Biri tüm elektrik abonelerinin faturalarına yansıyacak olan “Elektrik Vergisi”; ikincisi ise sanayi ve ticaret abonelerinin hem elektrik hem de doğalgaz faturalarına yansıyacak olan “İklim Değişikliği Vergisi”.

* Liseliyiz Biz: Kürt halkı için mücadele etme onuru Liseli Dev-Genç’lilerindir!

Evet, anlattığımız bu saldırıyı yapan polis değil; kendisine sol, yurtsever diyenlerdi. Hem de ”derginizde bizi eleştiriyorsunuz” diye yapıyorlar bu saldırıyı. Solun kendi arasındaki mücadele ideolojik mücadeledir. Ancak “Yurtsever Gençlik”in bu devrimci bakış açısıyla hiçbir ilgisi yoktur. Tarihlerinde yüzlerce sol içi çatışma vardır. Bizim tarihimiz ise tertemizdir.

Kürt halkının örgütlenmesi, Kürt milliyetçi hareketinin tekelinde değildir. Kendine solcuyum, sosyalistim diyen herkesin halkı örgütleme sorumluluğu vardır. Biz, 45 yıldır bu sorumlulukla savaşıyoruz. Bedel ödüyor, bedel ödetiyoruz. Biz Liseli Dev-Gençliler olarak Kürt halkı için mücadele etmenin onurunu yaşıyoruz.

* Ülkemizde Gençlik: Tutsak Dev-Genç’lilere sahip çıkmaya devam edeceğiz, bizi yıldıramazsınız!

* TAYAD’lı Aileler: Hatice için hastane önünde nöbetteyiz! Sevgimizle, öfkemizle, sınıf bilincimizle onun yanındayız!

Hatice Aşık evladımız ülkemizi işgal eden Amerikan emperyalizmine karşı gerçekleştirdiği bir eylemde yaralı olarak tutsak düştü. Biz tutsak ve şehit aileleri olarak şimdi hastane önünde Hatice için nöbetteyiz.

Hatice evladımız vatana ve halkına duyduğu sevgisini, dünya halklarının emperyalizme olan öfkesini bu eylemiyle gösterdi. Son mermisine kadar çatışarak savaştı. Topraklarımız üzerindeki taşları silaha dönüştürdü ve direndi. Şimdi hastanede başka bir direnişin içinde. Biz tutsak ve şehit aileleri olarak bu direnişin her aşamasında onun yanındayız.

* Anadolu Cephesi: Devrimci; hayatı ve halkı örgütleyendir!

Ne kadar örgütlendiğimizi; kaç dergi dağıttığımız, eylem-etkinlik-anmalarımıza kaç kişi kattığımız, operasyon ve şehitliklerde kaç insanın yanımızda olduğu, kaç yeni ev ilişkisi çıkardığımız, kaç insanı Cepheli yaptığımız, kaç eğitim grubumuzun, kaç milisimizin olduğu, kaç komite kurduğumuz, kaç yeni insana görev verdiğimiz, gençlik çalışması yapıp yapmadığımız, kaç insanı kadrolaştırdığımız belirler.

* Adalet Yoksa Adalet Savaşçıları Vardır: Adaletsizliğin anası özel mülkiyettir!

Özel mülkiyetin, dolayısıyla sınıflı toplumların var olmasıyla birlikte adaletsizlik de var olmuştur. Bir sınıfın diğerini sömürerek hayatta kaldığı bir düzende, adalet kesinlikle yoktur, olamaz.

Eşitlik, özgürlük ve adalet daima insanlığın ilerici kesiminin rüyası olmuştur. Geçmişin birçok toplumsal hareketi 18. ve 19. yüzyılın burjuva devrimleri de bu bayrak altında olmuştur.

* Avrupa’da Yürüyüş: Steve’in direnişi dışarısıyla içerisiyle birlikte direnilerek kazanıldı!

* Yitirdiklerimiz...

“Mahir Çayan sempatizanı olarak yetiştirildik. Haksızlığın olduğu yerde asla yerimizde durmamak kaydıyla...” Hülya Şimşek

* Kulağımıza Küpe Olsun

“Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz ama saray ahır olur.” Çerkez Atasözü

* Öğretmenimiz

Emperyalizme karşı savaşmak ve dünyanın neresinde olursa olsun, emperyalist teröre karşı çıkıp dünya halklarının yanında yer almak, ülkemiz devrimci hareketinin onur sayfalarıdır.

Bu amaç için yüzlerce şehit verdik. Bugün, emperyalizmle uzlaşıp, politika yapmaya çalışanlar, bu tarihe ve halka sırt çevirenlerdir. Halka karşı bu tavrın önünde barikat olacağız.